ISTANBUL METRO SİSTEMİ – HALİÇ METRO GEÇİŞ KÖPRÜSÜ PROJESİNİN ARKAPLANI

1 -“BU KÖPRÜYÜ NEDEN İNŞA EDİYORUZ?”
ISTANBUL
Nüfusu: 12.600.000
Günlük hareket: 23.000.000
Raylı Sistem oranı: % 8
İstanbul metro hattı inşaatının ilk aşaması 1992 yılında başlamıştır. İkinci aşaması ise 1998 yılında başlamıştır. Bu iki süreç, metro sisteminin en önemli rotasını oluşturmaktadır. Günümüzde metro hattı uzunluk olarak 15 kilometreye ulaşmıştır ve günde 200 bin yolcuya hizmet vermektedir. Metro köprüsü ile birleşmesi sonrasında, bahsi geçen hattın uzunluğu 21 kilometreye ulaşacak ve diğer ulaşım hatlarıyla bütünleşerek günlük yolcu taşıma kapasitesini 732 bin kişiye çıkaracaktır.
Yukarıda adı geçen ulaşım faydalarının yanı sıra metro köprüsü, İstanbul’un en önemli tarihi alanı olan tarihi yarımadaya araç girişini en aza indirerek çevresel öncelik amacına da hizmet edecektir. Köprü, yerli ve yabancı turistlerin tarihi yarımadaya geçişlerini konforlu, çevre dostu ve güvenli bir ulaşım yolu ile yapmalarını sağlayarak ulaşım sürecini kolaylaştıracaktır.
2 “KÖPRÜ ALANININ TARİHİ ÖNEMİ NEDİR?”
ALAN
Alanda yer alan muazzam yapılar, çağlarının tüm sanatsal ve bilimsel özelliklerini yansıtan “en modern, üstün ve etkileyici” yapılarıdır.
Birlikte yarattıkları harmoni ve silüet değerlerini arttırmalarının yanı sıra Haliç’te ruhani bir atmosfer oluşmasını sağlamaktadır.
4 minaresi ve kubbesiyle bu silüetin en yüksek kotunda yer alan Süleymaniye Camisi, Büyük Mimar Sinan tarafından Osmanlı İmparatorluğunun bir başyapıtı olarak tasarlanmıştır.
Cami’nin inşa edilmesinden bu yana 4 büyük Osmanlı Sultanı’nı temsil eden 4 minare, tarihi yarımadanın en yüksek kotu olarak muhafaza edilmiştir.
Süleymaniye Camisi’nin karşı yakasında İstanbul’daki en eski yerleşimin izleri bulunmaktadır. Galata, tarihi şehir surlarıyla ünlüdür, kulesi ise çok bilinen bir ticaret merkezidir.
ÖNEMİ:
Köprünün üzerinde yer aldığı metro hattı, doğu-batı ulaşım eksenini kuzey-güney eksenine bağlamaktadır.
Bunu yanı sıra, “MARMARAY Boğaz Tüp Geçiş Projesi”ni bu metro hatları ilebütünleştirmektedir.
İdari yetkililer ve diğer yetkililerin tümü bu rotanın gerekliliği konusunda hemfikir olmuştur ve proje 1990 yılında gündeme getirildiğinden beri ilgili tüm onaylar alınmıştır.
UNESCO-ICOMOS yetkilileri de raporlarında rotanın önceliği ve gerekliliğinden bahsetmişlerdir.
4 “METRO HATTI ROTASI, TARİHİ VARLIKLARIN KORUNMASINI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURUYOR VE SAYGI GÖSTERİYOR MU?”
ÖNEMİ:
Tarihi yarımadanın altından geçen metro rotası 1987 yılında saptanmıştır. Bunun öncesinde 1950’li yıllara kadar temel fizibilite çalışmaları ve araştırmaları gerçekleştirildi.
Başından beri hedef, tarihi alanlara etkisini azaltmak ve en aza indirgemekti. Tarihi şehir surları, camiler, kiliseler, çeşmeler gibi tüm değerler detaylı bir biçimde incelenerek etkileri düşünüldü.
Bu çalışmalar esnasında, bazı eski binalar ve yapılar belgelendirilip tarihi varlık olarak kaydedilmeleri suretiyle raporları koruma kuruluna teslim edilmiştir.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, Türk yasa ve yönetmelikleri uyarınca bu alanları inceleme ve atılacak adım konusunda karar verme konusunda en yüksek yetkiye sahiptir. Buna bağlı olarak, rotanın seçilmesi sürecinde yapılan tüm ilgili projeler, analizler ve inşaatlar, Kurul’un titiz gözlemleri ve onayı ile gerçekleştirilmiştir.
5 “MEVCUT KÖPRÜ TASARIMINA NASIL KARAR VERİLDİ?”
DOĞRU TASARIM ARAYIŞI
1990 yılında metro rotasının onaylanmasının ardından, çeşitli alternatif tasarım önerileri Koruma, sanat tarihi, mimari, şehir planlama, fikri mülkiyet hukuku, tarih ve arkeoloji
Alanlarından uzmanlar, akademisyenler ve profesyonellerden oluşan Kurul, her teklifin çevresel, tarihi, kültürel ve doğal etkilerini incelemiştir.
1998 – 2005 yılları arasında Koruma Kurulu’na 12 alternatif proje sunulmuş ancak Kurul tarafından kabul edilmemiştir. 2005’te sunulan ve pilon yüksekliği +65 metre olan proje Koruma Kurulu tarafından kabul edilmiş ancak UNESCO Dünya Mirası Komite Üyeleri’nden gelen öneriler doğrultusunda +55 metreye indirilmiştir. Çeşitli alternatif tasarım önerilerinin incelenmesi sonrasında Kurul’un bir tasarım önerisine 6 Haziran 2005 tarihinde onay vermesi ile arayış sonlandırılmıştır.
- 1912 Karaköy-Şişli, İstanbul’da yapılan ilk Metro Araştırması Çalışması
- 1952 Sociêtê Gênêrale de Traction er d’Explotations tarafından yapılan ve Haliç’in geçişini de içeren Metro teklifi
- 1978 Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü’ne Freeman Fox & Botek Companies tarafından yapılan 4.Levent-Yenikapı Metro Hattı Teklifi
- 1982 İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan “Genel Ulaşım Anket Çalışması”nın Hazırlanması
- 1985-1989 İstanbul Metrosu’nun Fizibilite Çalışmaları Performansı
- 1990 Koruma Kurulu Tarafından Onaylanan Metro Hattı (Karar No: 1626)
- 1995 -Hattın 50.000 Kalkınma Eylem Planlarına girmesi
- -Proje Danışma Hizmeti ile ilgili İhale’nin Sonlandırılması
- 1998 Taksim-Yenikapı Hattı inşaatı ile ilgili ihalenin sonlandırılması
- 1998-2005 İlgili Koruma Kurulu’na Haliç geçiş Metrosu ile ilgili alternatif projenin teslim edilmesi
- 1998-2005 Koruma Kurulu’na 12 proje sunulmuş ve kabul edilmemiştir.
- 1999 Koruma Kurulu tarafından Taksim-Yenikapı Hattı’nın Onaylanması (Karar No:1627)
- 2005 Haliç’ten geçecek Metro Köprüsü Projesi Konsepti’nin Koruma Kurulu tarafından onaylanması (Karar No: 965)
- 2006 – Zemin araştırmalarının tamamlanması
- - Gemi trafiği ile ilgili onayların alınması
- - “Temel Proje”nin İBB tarafından Onaylanması
- 2007 “Nihai Projenin” İBB tarafından onaylanması
- - Kamulaştırmanın tamamlanması
- 2008 – Ceneviz Surları ile ilgili geçiş projesinin Koruma Kurulu tarafından onaylanması
- - İhale
- - “Detaylı Tasarım Projesinin” İBB tarafından onaylanması
6 “KORUMA KURULU ONAYI NEDİR?”
KORUMA KURULU’NUN TAM YETKİSİ
2863 No’lu Türk kanunları uyarınca, Tarihi Yarımada sınırları dahilinde gerçekleştirilecek her proje Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun yetkisi dahilinde olacaktır.
Herhangi bir eylem öncesinde tüm onaylar alınmalıdır. Kurul onay ve yetki konusundaki en yüksek mercidir.
Kurul tarafından kanuni olarak onaylanan bir proje inşa edilebilir. Alan sınırları dahilinde Kurul’dan herhangi bir izin veya onay alınmadan yapılan her proje ciddi cezalara ve ağır hapis cezalarına tabi tutulacaktır.

Bu bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarla Sur-i Sultani...
İstanbul kara surlarının proje ve restorasyonlarını gerçekleştirmek ...
Bakanlar Kurulu’nun 2006 yılındaki kararı ile Süleymaniye ....

